Sabahın erken saatlerinde Trabzon'dan yola çıktığımızda, güneş henüz Karadeniz'in üzerinde yükseliyordu. Önümüzde bir haftalık yeşilin her tonunu keşfedeceğimiz unutulmaz bir yolculuk vardı.
Trabzon'dan Uzungöl'e: İlk Gün
Trabzon şehir merkezinden çıktıktan sonra dağlara doğru tırmanmaya başladığımızda, manzara dakikalar içinde değişmeye başladı. Fındık bahçeleri, çay tarlaları ve yeşilin sayısız tonu bizi karşıladı. Yaklaşık 100 kilometre sonra Uzungöl'e ulaştık.
Uzungöl, adını hak eden bir cennet köşesi. Gölün etrafını saran sisli dağlar ve geleneksel ahşap evler, kartpostal manzarası yaratıyor. Sabah erken saatlerde göl kenarında yürüyüş yapmak, günün en huzur verici anlarından biriydi. Yerel bir lokantada kahvaltı yaparken, pencereden göle bakan manzara eşsizdi.
Uzungöl'de Yapılacaklar:
- Sabah erken saatlerde göl kenarında fotoğraf çekimi
- Yerel mutfaktan hamsi ve mısır ekmeği tatmak
- Teleferikle dağa çıkıp panoramik manzara izlemek
- Yerel hediyelik eşya dükkanlarını gezmek
Sümela Manastırı: Tarihin İzinde
İkinci gün Sümela Manastırı'nı ziyaret ettik. Dik bir uçurumun yamacına inşa edilmiş bu tarihi yapı, Karadeniz'in en etkileyici turistik noktalarından biri. Manastıra çıkış yolu oldukça zorlu, ancak her adımda manzara daha da güzelleşiyor.
"Sümela'ya tırmanırken her adımda, yüzyıllar önce burada yaşamış insanların hikayelerini düşünüyorsunuz. Manastırın içindeki freskleri görmek, gerçekten zaman yolculuğu gibi."
Manastırdan sonra Trabzon'a dönerken, ünlü Altındere Vadisi'nden geçtik. Bu vadi, doğal güzellikleri ve temiz havası ile Karadeniz'in en özel yerlerinden biri.
Ayder Yaylası: Yükseklerdeki Cennet
Üçüncü gün rotamız Ayder Yaylası'ydı. Rize üzerinden Çamlıhemşin'e, oradan da dağa tırmanarak Ayder'e ulaştık. 1350 metre rakımda kurulu bu yayla, termal suları ve muhteşem doğasıyla ünlü.
Ayder'de kaldığımız pansiyon, geleneksel bir ahşap yapıydı. Akşam yemeği sonrası termal suda yorgunluk atmak, tüm stresin vücuttan çıkmasını sağladı. Sabah uyandığımızda, pencereden bulutların dağlar arasından süzülmesini izledik - bu manzarayı kelimelerle anlatmak imkansız.
Ayder'de Deneyimlediklerimiz:
- Termal suların şifa verici sıcaklığı
- Fırtına Deresi'nde yürüyüş ve taş köprüler
- Yerel muhlama (mısır lapası ve peynir) tatmak
- Gelin Kayası şelalesini ziyaret
Rize ve Çay Bahçeleri
Dördüncü gün Rize'ye indik. Bu şehir, Türkiye'nin çay başkenti olarak bilinir. Sonsuz çay bahçeleri arasından geçen yollar, görsel bir şölen sunuyor. Yerel bir çay fabrikasını ziyaret ettik ve çayın nasıl işlendiğini öğrendik.
Rize sahilinde gün batımını izlerken, taze demlenmiş çay eşliğinde günü değerlendirdik. Karadeniz'in dalgaları sahile vururken, bölgenin huzuru tam anlamıyla içimize işledi.
Zigana Geçidi: Bulutların Üzerinde
Beşinci gün, Gümüşhane-Trabzon arası Zigana Geçidi'nden geçtik. 2025 metre rakımda bulunan bu geçit, Türkiye'nin en yüksek yollarından biri. Bulutların arasından geçmek, gerçek anlamda büyüleyici bir deneyimdi.
⚠️ Önemli Not:
Zigana Geçidi'nde hava şartları hızla değişebilir. Sis aniden basabilir, bu nedenle farlarınızı açık tutun ve dikkatli sürün. Kış aylarında kar zinciri zorunludur.
Son Gün: Trabzon Şehir Turu
Yolculuğumuzun son günü Trabzon şehir merkezini keşfettik. Ayasofya Camii, Atatürk Köşkü ve tarihi Ortahisar bölgesini gezdik. Akşam yemeğini Karadeniz mutfağının en özel lezzetleriyle taçlandırdık: hamsi tava, mısır ekmeği ve laz böreği.
Pratik Bilgiler ve Öneriler
Bütçe:
- Pansiyon konaklama: 800-1500 TL/gece (çift kişi)
- Yemek: 300-500 TL/gün/kişi
- Aktiviteler ve girişler: 200-400 TL/gün
- Yakıt: Yaklaşık 2500 TL (800 km için)
En İyi Zaman:
Mayıs-Ekim arası ideal. Temmuz-Ağustos en kalabalık dönem. Eylül ayı hem hava açısından ideal hem de daha sakin.
Yanınızda Bulundurmanız Gerekenler:
- Yağmurluk (her an yağmur yağabilir)
- Rahat yürüyüş ayakkabıları
- Kamera veya iyi fotoğraf çeken telefon
- Yol haritası veya navigasyon uygulaması
- Acil durum kiti ve ilk yardım çantası
Sonuç
Karadeniz'in yeşil yolları, Türkiye'nin en özel rotalarından biri. Her virajın arkasında yeni bir manzara, her köyde farklı bir kültür deneyimi sizi bekliyor. Bu yolculuk sadece bir tatil değil, doğayla ve kendinizle buluşma fırsatı.
Uzungöl'ün sisli sabahları, Sümela'nın tarihi dokusu, Ayder'in termal suları ve Rize'nin çay bahçeleri... Hepsi bir araya geldiğinde unutulmaz bir hafta oluşuyor. Eğer henüz Karadeniz yollarını deneyimlemediyseniz, bu rotayı kesinlikle tavsiye ederim.
"Yolculuğun sonu, her zaman yeni bir başlangıçtır. Karadeniz yolları bana, doğanın gücünü ve güzelliğini bir kez daha hatırlattı."